Hakkında Eternity and a Day
Theo Angelopoulos'un yönettiği 1998 yapımı 'Eternity and a Day', sadece Yunan sinemasının değil, dünya sinema tarihinin de unutulmaz dramları arasında yer alıyor. Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye ödülünü kazanarak büyük beğeni toplayan film, ömrünün son günlerini yaşayan ünlü yazar Alexander'ın (Bruno Ganz) hikayesini anlatır. Ağır bir hastalığa yakalanan ve zamanın anlamını sorgulayan Alexander, tesadüfen tanıştığı Arnavutluk'tan kaçak göçmen küçük bir çocukla (Achilleas Skevis) beklenmedik bir yolculuğa çıkar. Bu yol, onun için geçmişle hesaplaşma, pişmanlıklarla yüzleşme ve 'sonsuzluk' kavramını yeniden tanımlama fırsatı olur.
Bruno Ganz, ölüm ve varoluş sorgulamaları arasında gidip gelen karakterine olağanüstü bir derinlik katıyor. Onun yanında yer alan küçük Achilleas Skevis ise masumiyeti ve doğallığıyla filmin kalbini oluşturuyor. Angelopoulos'un imzası haline gelen uzun plan sekanslar, yavaş ve düşündürücü ritim, bu filmde de izleyiciyi adeta bir şiirin içine çekiyor. Görüntü yönetmeni Andreas Sinanos'un muhteşem çekimleri, Yunanistan'ın kasvetli ama bir o kadar da büyüleyici manzaraları eşliğinde, karakterlerin iç dünyalarını yansıtıyor.
'Eternity and a Day', bir yol filminden çok daha fazlasıdır. Zaman, ölüm, aidiyet, yalnızlık ve insan ilişkilerinin geçiciliği gibi evrensel temaları, son derece lirik ve insani bir dille ele alır. Film, izleyiciye hayatın anlamı, bırakılan izler ve geride kalanlarla ilgili derin sorular sordurur. Sadece görsel bir şölen sunmakla kalmaz, aynı zamanda ruhunuzda uzun süre silinmeyecek izler bırakır. Eğer hüzünlü, düşündürücü ve görsel açıdan zengin bir auteur sinema deneyimi arıyorsanız, bu Altın Palmiyeli başyapıtı mutlaka izlemelisiniz.
Bruno Ganz, ölüm ve varoluş sorgulamaları arasında gidip gelen karakterine olağanüstü bir derinlik katıyor. Onun yanında yer alan küçük Achilleas Skevis ise masumiyeti ve doğallığıyla filmin kalbini oluşturuyor. Angelopoulos'un imzası haline gelen uzun plan sekanslar, yavaş ve düşündürücü ritim, bu filmde de izleyiciyi adeta bir şiirin içine çekiyor. Görüntü yönetmeni Andreas Sinanos'un muhteşem çekimleri, Yunanistan'ın kasvetli ama bir o kadar da büyüleyici manzaraları eşliğinde, karakterlerin iç dünyalarını yansıtıyor.
'Eternity and a Day', bir yol filminden çok daha fazlasıdır. Zaman, ölüm, aidiyet, yalnızlık ve insan ilişkilerinin geçiciliği gibi evrensel temaları, son derece lirik ve insani bir dille ele alır. Film, izleyiciye hayatın anlamı, bırakılan izler ve geride kalanlarla ilgili derin sorular sordurur. Sadece görsel bir şölen sunmakla kalmaz, aynı zamanda ruhunuzda uzun süre silinmeyecek izler bırakır. Eğer hüzünlü, düşündürücü ve görsel açıdan zengin bir auteur sinema deneyimi arıyorsanız, bu Altın Palmiyeli başyapıtı mutlaka izlemelisiniz.


















